‘ÜNLÜ DÜNYASI’ YA DA ‘ÜNSÜZ DÜNYASI’ GİBİ BİR KAVRAM YOK

Yıllardır Güldür Güldür Show’dan, Das Das sahnelerinden, tiyatro oyunlarından, çeşitli dizi ve filmlerden beğenerek izlediğimiz Oyuncu Özgün Aydın ile bir araya geldik. Yeni projelerini, provalarını, başarı dolu oyunculuk serüvenini ve tüm merak edilenleri Fit&Life okurlarına özel yanıtladı. Samimi sohbeti, yüksek enerjisi ve tabii ki ‘mavi gözlükleri’ ile Özgün Aydın sizlerle!

RÖPOTAJ: NURAN BAYKUŞ;
FOTOĞRAF: OĞUZHAN GÜZEL

Seni ekranlardan tanıyoruz ancak okurlarımız için kendinden bahseder misin?

 6 Eylül 1984 yılında Ankara’da dünyaya geldim. İlk ve orta öğrenimimi tamamladıktan sonra lisans eğitimi Ankara Üniversitesi Dil ve TarihCoğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde aldım. Üniversite eğitimimim ardından Ankara’da Öteki Tiyatro, Ankara Sanat Tiyatrosu, Oyunbazlar gibi tiyatrolarda görev aldım. Ardından Ankara’dan ayrılarak İstanbul’a yerleştim.

Öncelikle şununla başlamak istiyorum; yeteneğini nasıl keşfettin? Oyunculukta seni çeken şey neydi?

Sahneye ilk kez Ayrancı Lisesi’nde okurken, tiyatro grubunda çıktım. Okulumuza tiyatro dersi vermek için gelen Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin öğrencilerinden Mehmet Yurdal sayesinde kendimin farkına vardım diyebilirim. Bana, benimle birlikte tiyatroya gönül veren arkadaşlarıma yol gösterici olan, yeteneğimizi ortaya çıkarmamıza vesilen olan Mehmet Yurdal sayesinde lise eğitimimden sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü sınavına girip, kazanma şansı elde ettim. Buradan da onu bir kez daha saygı ile anıyorum…

 Şu anda Güldür Güldür Show’da ve DasDas’da oyunlarına devam ediyorsun. Bir günün nasıl geçiyor, neler yapıyorsun?

Güldür Güldür Show’un hazırlıkları için haftanın 3 günü provada oluyorum. Öte yandan bu yıl DasDas’da Deli Bayramı adlı Turgut Özakman’ın yazdığı, Metin Akpınar ve Mert Fırat’ın yönettiği oyunu çıkartmaya çalıştık. Aynı zamanda yine Dasdas’ta Joseph K. adlı oyunumuz devam etmekte. Tabii ki hepsini aynı anda yürütmek; hemGüldür Güldür Show’un provaları hem de DasDas’ın provalarının olması bazen yorucu olabiliyor. Ta ki sahneye çıkıp tüm emeklerimizi seyircinin beğenisine sunana kadar. Bir şey üretmenin sevinci, alkışları duymanın mutluluğu o yorgunluğu anında alıyor. Yaptığınız şey sizi mutlu ediyorsa bu yorgunluklar tatlı yorgunluklar olarak kalıyor. Tabii tüm bunların dışında kendimize de zaman ayırabilirsek ne mutlu bize!

Oynamış olduğun tiyatro, dizi ve filmlerde kendine en yakın gördüğün karakter hangisiydi?

 Doğa Can Anafarta’nın yönettiği “Damat Takımı” adlı filmde “Onat” karakterini canlandırıyordum. Onat, arkadaşlarını bir araya getirmeye çalışan özverili bir kişiydi bu açıdan kendime benzetirim. Arkadaşlar arasında çoğunlukla harç olabilecek, insanları bir araya getiren bir karakterdi. Ama 280 bölümdür devam eden Güldür Güldür Show’u da düşününce birçok rol oynadım ve içlerinden mutlaka kendime yakın gördüğüm roller de oldu.

Yeni projelerin var mı?

 Türkiye’nin de yakından tanıdığı devekuşu kabarenin de “Deliler” adıyla oynadığı, değerli hocamız Turgut Özakman’ın “Deli Bayramı” oyununu, Metin Akpınar ve Mert Fırat yeniden elden, gözden geçirip sahneye koydular. Böyle büyük bir ustayla çalışmak; DasDas kadrosuyla birlikte böyle büyük bir ustayla çalışmak eşsiz bir deneyimdi. Prömiyerimizi yaptık, çok güzel tepkiler aldık. ‘Bize her gün bayram’ diyen herkesi Deli Bayramı’na bekliyoruz!

“LEVENT HOCA İLE ÇALIŞMAK ÇOK ONUR VERİCİYDİ”

Biraz geçmişe dönelim istiyorum. Sinemanın duayeni Levent Kırca’nın “Olacak O Kadar” TV programının kadrosunda yer aldın. O günlerden bahseder misin?

Şu an, DasDas’da beraber çalıştığımız sevgili okul arkadaşım, değerli arkadaşım Didem Balçın ile birlikte “Bunu Yapan İki Kişi” adlı oyunda oynuyorduk. O zaman Didem de Levent Kırca Tiyatrosu’nda oynuyordu; son provalarımızı Levent ağabeyin tiyatrosunda yaptık. Levent ağabey ile tanışma fırsatını orada yakaladım. Oyunumuzu izledikten sonra Olacak O Kadar programını yeniden çekeceğini belirtti ve “Senin de bu ekipte olmanı istiyorum” dedi. Tabii ki böyle bir üstat, böyle bir ustaya karşı hayır demek mümkün değildi ben de onur duyacağımı söyleyerek kadrosuna dahil oldum. Levent Hoca ne zaman plastik makyaj yapmak için ayna karşısına geçse -ki bu makyajlar oldukça uzun sürerdi- onun yanındaki yerimi alıp, anlattıklarını dinlemek için orada bulunurdum. Sadece orada anlattıklarını dinlemek bile çok büyük bir dersti; birlikte sahnede oynamak, beraber çalışmak çok büyük onur, gurur kaynağı oldu benim için. Levent Hoca’nın bize çok erken veda ettiğini düşünüyorum; Türkiye için çok değerli, çok önemli bir öncü, oyuncuydu. Çok mert, dürüst ve ‘çok insan bir insandı’. Politik mizahın TV aracılığıyla geniş kitlelere ulaştırılmasında öncü olan çok değerli bir isimdi kendisi… Ruhu şad olsun.

YAZININ DEVAMI DERGİMİZDE…

Trendyol, İdefix, D&R Mağazaları, Migros, Macro Center, önde gelen gazete ve dergi bayilerde bizi bulabilirsiniz.

Son Sayımızın Trendyol Linki;

https://www.trendyol.com/fit-and-life-dergisi/kasim-ozel-sayisi-p-187297057?boutiqueId=61

Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın